Verilere göre, direksiyon başında ömür tüketen bu çalışanlar, haftada ortalama 15 saati tamamen tek başlarına geçiriyor. Onları, doğayla iç içe ama insanlardan uzak çalışan çiftçiler ve panelvan sürücüleri takip ediyor; bu grupta ise 'sessiz geçen süre' haftada 13,7 saati buluyor. Araştırmaya katılan her dört çalışandan biri, iş yerinde kendini derin bir yalnızlık içinde hissettiğini itiraf ediyor.
'EVE BİR ALO DEMEK' TARİHE KARIŞTI
Araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından biri de değişen iletişim alışkanlıkları. Eskiden iş molalarında evi arayıp hal hatır sormak bir rutin iken, artık bu alışkanlık yok olmak üzere. Çalışanların sadece yüzde 12'si gün içinde eşini veya partnerini aradığını belirtiyor. Daha da vahimi, ortalama bir çalışanın eşiyle telefonda konuşmasının üzerinden geçen süre tam 13 gün. Her beş kişiden biri ise evi ayda bir, hatta daha seyrek arıyor.
GÜNDE 5 DAKİKA BİLE KONUŞMUYORLAR
Yalnızlık hem evden çalışanları (home-office) hem de ofis çalışanlarını vursa da, en büyük darbeyi 'yoldakiler' alıyor. Panelvan ve kargo sürücüleri, gün boyu onlarca adrese uğrasalar da kurdukları iletişim 'Paketiniz burada, imza lütfen'den öteye geçemiyor. Sürücülerin yarısı günde 5 kişiden az insanla konuştuğunu, yüzde 46'sı ise gün boyunca kimseyle 5 dakikadan uzun süreli bir sohbet etmediğini belirtiyor.
SOSYAL ANKSİYETE ARTIYOR
Bu sessizlik, ruh sağlığını da tehdit ediyor. Araştırma, yalnızlığın çalışanlarda sosyal kaygıyı tetiklediğini ortaya koydu. Katılımcıların dörtte biri, insanlarla yüz yüze konuşurken geçen yıla oranla daha fazla gerildiklerini ve zorlandıklarını söylüyor.
Mercedes-Benz Vans İngiltere Genel Müdürü Iain Forsyth ise raporu değerlendirirken insani bir çağrıda bulundu: 'Uzun saatler boyunca kabininde yalnız kalan bir sürücü için, ayaküstü yapılan kısa ama samimi bir sohbet bile günün akışını değiştirebilir.