ABD merkezli Tufts Üniversitesi tarafından yürütülen kapsamlı çalışma, beslenme alışkanlıklarının yaşlanma süreci üzerindeki kritik etkilerini mercek altına aldı. Özellikle 50 yaş ve üzerindeki bireyleri kapsayan araştırmada, günlük beslenme rutinine eklenen tam tahılların kalp hastalığı, diyabet ve obezite gibi kronik rahatsızlık risklerini önemli ölçüde azalttığı ve metabolizmayı koruduğu belirlendi.
DEV ARAŞTIRMADA ÇARPICI SONUÇLAR
Bilim dünyasında ses getiren çalışma, 1970'li yıllarda başlatılan geniş kapsamlı bir projenin parçası olarak yürütüldü. Çoğunluğu 50'li yaşların ortasında bulunan 3 bin 100'den fazla katılımcı yaklaşık 18 yıl boyunca takip edilerek uzun vadeli sağlık verileri kayıt altına alındı. Araştırma sonuçları, yaş ilerledikçe ortaya çıkan metabolik risklerin doğru beslenme stratejileriyle yönetilebileceğini kanıtlar nitelikte veriler sundu.
BEL ÇEVRESİNDEKİ YAĞLANMAYI FRENLİYOR
Uzmanlar, çalışmada günde en az üç porsiyon tam tahıl tüketen bireyler ile bu alışkanlığa sahip olmayanları karşılaştırdı. Elde edilen veriler, tam tahıl tüketen grupta bel çevresi artışının, daha az tüketenlere kıyasla yarı yarıya daha düşük olduğunu ortaya koydu. Ayrıca düzenli tüketim sağlayan grupta kan şekeri ve tansiyon seviyelerindeki artışın çok daha yavaş seyrettiği gözlemlendi. Bu durum, tam tahılların yaşlanmaya bağlı metabolik yavaşlamaya karşı bir direnç oluşturduğunu gösteriyor.
RAFİNE TAHILLAR YERİNE TAM TAHIL TERCİHİ
Araştırma ekibi yulaf, esmer pirinç ve tam buğday ekmeği gibi tam tahılların lif, vitamin ve mineral açısından zengin yapısını koruduğuna dikkat çekiyor. Buna karşılık beyaz ekmek ve makarna gibi rafine tahılların tüketiminin sınırlandırılması gerektiği vurgulanıyor. Çalışmada, rafine ürünleri azaltıp tam tahıla yönelen bireylerde kandaki trigliserit seviyelerinde belirgin düşüşler yaşandığı, lifli yapının kan şekerini dengeleyerek vücuttaki iltihaplanmayı azalttığı ifade ediliyor.




