Kredi veya kredi kartı sahibi olmak isteyen vatandaşlar için süreç artık eskisi kadar standart işlemiyor. Geçmiş yıllarda yalnızca kredi notuna (KKB puanı) bakılarak verilen onaylar, yerini çok daha kapsamlı bir inceleme mekanizmasına bıraktı. Bankalar, başvuru sahibinin mali geçmişini, para trafiğini ve harcama alışkanlıklarını 'davranışsal risk analizi' adı verilen bir yöntemle denetlemeye başladı.
DAVRANIŞSAL RİSK ANALİZİ DÖNEMİ BAŞLADI
Yeni sistemde, kişilerin kredi puanı yüksek olsa dahi bankadan olumsuz yanıt alma ihtimali bulunuyor. Bankalar, müşterinin hesabına giren ve çıkan paranın düzenini, faturaların ödenme istikrarını ve genel nakit akışını detaylı biçimde kontrol ediyor. Düzenli maaş girişi, faturaların zamanında ödenmesi ve normal harcamalar sistemde güvenilir profil olarak kabul edilirken, bazı işlemler ise doğrudan risk unsuru sayılıyor.
BAHİS VE BELİRSİZ PARA TRAFİĞİNE DİKKAT

İncelemelerde en çok dikkat çeken detayların başında şans oyunları ve belirsiz para transferleri geliyor. Banka hesaplarında sanal bahis platformlarıyla ilişkili harcama tespit edilen kişilerin başvuruları olumsuz sonuçlanabiliyor. Ayrıca kaynağı belli olmayan para giriş çıkışları, sık yapılan açıklamasız transferler ve hesaplardaki ani hareketlilikler de bankalar için 'alarm' niteliği taşıyor. Düzensiz nakit akışı da başvurunun reddedilmesine yol açan etkenler arasında yer alıyor.
KREDİ VERİLEMEZ LİSTESİ RİSKİ
Bankacılık uzmanları, gelirle uyumlu olmayan harcamaların ve riskli sektörlerle olan para trafiğinin sistem tarafından otomatik olarak puanlandığını belirtiyor. Farkında olmadan yapılan bazı hesap hareketleri, kişilerin bankaların 'kredi verilemez' listesine girmesine neden olabiliyor. Bu durum, kişinin ödeme gücü bulunsa dahi finansal ürünlere erişimini kısıtlayabiliyor.





